Sınırlarından Kurtul

Sınırlarından Kurtul

Çocukluk döneminden itibaren inançlarımız, farkında olmadan ailelerimizden akrabalardan arkadaşlardan okuldan izlediğimiz filmlerden vb. programlardan aldığımız, sonraki dönemlerde ayaklarımıza takılan görünmeyen prangalar haline gelir. Bizi gitmek istediğimiz hayallerimizden alıkoyan sınırlayan inançlara dönüşür.

Çocukluk döneminde algılarımız öyle açıktır ki yetişkinlerin konuşmalarını sünger gibi emer ve kaydederiz ve bunları inanç haline getiririz.

Bazen de yaşadığımız bazı olaylar sınırlayan inançlar oluşturmamıza neden olur. Üst üste birkaç kez basketbol oynarken düştüysen, basket atamadıysan hatta bazen sadece bir kez olması bile ‘ben basket oynayamam’ şeklinde sınırlayan inanç geliştirmene sebep olabilir.

Aslında bu bir yargıdır, yorumdur.

Birçok konuda seni sınırlayan inançların olabilir. Ben matematikte iyi değilim ben insanlarla konuşamam utangacım gibi bir inanç örneğin.

Hatta çocukluk döneminde herhangi bir şeye karşı alerjik bir durumun olduysa, bu bir kez bile olsa,  bunun hayatın boyunca da devam edeceğine inanırsın ve davranışlarında bu inancın doğrultusunda seni sınırlayan inanç haline gelir.

Başarılı olmayı hak etmediğine inanıyorsan başarılı olamayacaksındır. Çünkü beynimiz bir şeyi yapmaya programlıdır. Onun için başarı da yapılan bir şeydir, başarısızlık da yapılan bir şeydir. Sen neye inanıyorsan beynin onu yapacaktır.

Bu kısım özellikle anne babalar için ve sizlerin de aklınızın bir köşesinde bulunsun. Çocukluk zamanlarında çocuklarımıza aynı babası gibi dağınık, aynı annesi gibi nazlı ya da halasına çekmiş çok sessiz, dayısı gibi tembel ya da kitap okumaz, müzik yeteneği yok, başarılı olamaz, matematikten anlamaz vb. birçok yakıştırmalarla, benzetmeler yaparız. Farkında olmadan bunlar çocuklarda kendilerini sınırlayan inançlara dönüşür artık matematikte hiç iyi olamayacağına, her zaman dağınık olduğuna inanmaktadır ve o şekilde davranmaya başlar. Nasıl olsa matematikte başarı olamayacağım çalışmama gerek yok. Ben dağınığım zaten bu değişmez ki! gibi.

Çocukluğumuzda annelerimiz ‘ bak yemek yemezsen büyüyemezsin, akıllı olamazsın hasta olursun ‘ diyerek yemek yedirirlerdi. Daha sonra ki dönemlerde bu durum kilo sorunları olarak geri döndü. Çünkü büyüdüğümüzde de hala yemek yemezsek büyüyemeyeceğimize, hasta olacağımıza dair sınırlayan inançlara sahip olduk. İnandığın şey senin doğrun haline gelir bir süre sonra ve bu doğrular senin kararlarında davranışlarında seni sınırlar. Sınırlayan inançlar mümkün olanı, yapabileceğimizi hatta hak ettiğimizi elde etmemizin önünde duran duvarlar gibidir.

Farkında bile değilizdir. İnandığımız şeyler doğruymuş gibi hareket ederiz. Ve böyle hareket ettiğimiz için doğru olur.

Hem farkında bile olmadığımız hem de doğruluğuna inandığımız aynı zamanda bizi sınırlayan inançları nasıl değiştirebiliriz?

Çoğunlukla farkında olmadığımız kaynağını bilmediğimiz bu sınırlayan inançları değiştirmenin ilk adımı bunu fark etmektir; fark etmenin yolu da sorgulamaktan geçer. Kendinize sorular sorun

……. hakkında ne düşünüyorum?,

……. neye inanıyorum?

Peki bu inandığım şey beni nasıl etkiliyor?

Hangi durumlarda adım atmama engel oluyor ya da bana engel oluyor mu?

Böyle bir inanca sahip olmasaydım ….. konusunda nasıl olurdum?

Bu inancı değiştirmeyi istiyor muyum?

Sınırlara inanırsan sınırlar senin gerçeğin olur. Ne kadar yapılamaz, değiştirilemez olduğuna inanırsan bir adım ötesine geçmene engel olacaktır.

Seni sınırlayan inançları tespit ettiğinde bunu dile getir.  Açığa çıkan, tespit edilen seni yolundan alıkoyan sınırlayan inanç değiştirilebilir. Öncelikle inandığın şeyi tanımlamakla işe başlayabilirsin. ’Ben iyi iletişim kuramam olsun’ örneğimiz. Böylesi sınırlayan inanç çocukluk döneminde ebeveynlerin ‘Ay benim kızımda/oğlumda çok utangaç teyzesi’ sözleriyle edinilmiş olabilir.

Sence bu %100 doğru olan bir durum mudur?  Bunun ‘her sabah güneş doğar’ kadar kesin bir inanç olduğunu söyleyebilir misin?

Seni sınırlayan inançları değiştirmek istediğine karar verdiğinde ilk adımı atmış olursun.

İkinci aşamada ise bunu yapabilecek yeteneğin olduğuna inanmaktır. ‘ e yapamıyorum zaten işte’ mi diyorsun?

Peki bana yapamadığını ispatlayabilir misin? Bir insan bir şeyi ya yapar ya yapmaz yapamıyorum demek vazgeçmek demektir, atalete düşmek demektir.

Diğer bir aşama ise kullandığın dili değiştirmektir. ‘ben insanlarla iletişim kuramam’ ifadesini değiştirdiğinde ‘ şu anda iyi bir iletişim kurma konusunda iyi değilim ‘ haline gelir. Arada ki fark bunun değiştirilebilir bir şey olduğuna inanmaya başlaman olur. Bu da seni sınırlayan inançları değiştirme konusunda bir adım daha öteye taşır.

Bir diğer konuda eskiden inandığımız bazı şeylere artık inanmıyor oluşumuzdur. Eskiden inandığın ve bazı konularda seni sınırlayan inanç haline gelmiş fakat artık inanmadığın neler var bir düşün bakalım.

Bulduğun şeyler şaşırtıcı değil mi?

Bazen de bir şeye inanıp inanmama konusunda şüphelerimiz olur. ‘yarın yağmur yağacak ‘ ne kadar kesin gibi görünse de güneşin sabah doğacağı kadar kesin değildir yağmayabileceği şüphesi yine de olur. Senin de benzer şüphelerin var mı bir düşün bakalım.

Yavaş yavaş son aşamaya geçmeye hazırız. Seni sınırlayan inanç vardı hani insanlarla iletişim kuramam şeklinde. Bu inançtan şüphe duymaya başladık, sonra şu anda iyi iletişim kurma konusunda iyi değilim diyerek. Peki bu sınırlayan inanç değiştiğinde neye inanmak isterdin, örneğin ‘ben insanlarla iyi iletişim kurabilecek yeteneğe sahibim ve her gün bu konuda daha iyi oluyorum.’

Kendine sorular sormaya başladığında yapabileceklerini daha iyi keşfetmeye başlarsın. Sınırlarının, seni sınırlayan düşüncelerinden ibaret olduğunu gördüğünde hayal ettiğin her şeye ulaşabilecek gücünü de içinde keşfedersin.

Sevgiyle kal. Sonra yine konuşuruz.

Nilüfer KARDEŞ

Öğrenci ve Aile Koçu

NLP Master

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın