Halüsinasyon Benzeri Davranışlara Sahip Fareler

Halüsinasyon Benzeri Davranışlara Sahip Fareler
Halüsinasyon Benzeri Davranışlara Sahip Fareler

Halüsinasyon Benzeri Davranışlara Sahip Fareler: Psikolojik hastalıklara dair yeni bir bakış açısında artık fareler üzerinde yapılan çalışmalar da bilim dünyasına çok önemli katkılar sağlamaktadır. Fareler ile insanlarda çalışmak akıl hastalıklarını araştırmak için Tıp Dünyasına yeni bir yol sunuyor. Yapılan bilimsel çalışmada basit bir laboratuvar faresi, kanserden diyabete ve Covid 19’a kadar değişen hastalıkları anlamak için paha biçilmez ipuçları sağladı. Ancak psikolojik durumlar söz konusu olduğunda laboratuvar fareleri bir kenara atıldı. Kemirgen zihni akıl hastalıklarına dair çok fazla fikir veremeyecek kadar farklı kabul edilirdi. Halüsinasyon Benzeri Davranışlara Sahip Fareler konusunun daha detayına artık girebiliriz.

Bununla birlikte, yeni bir çalışma, insan ve fare zihinleri arasında nasıl işlediklerine ve nasıl arıza yaptıklarına dair önemli bağlantılar olduğunu gösteriyor. St.Louis’de ki Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacılar beyinde halüsinasyonların nasıl üretildiğini incelemek için titiz bir yaklaşım geliştirdiler ve şizofreni için çok ihtiyaç duyulan yeni tedavilerin geliştirilmesine umut vaat eden bir giriş noktası elde ettiler.

Halüsinasyonlar Nedir?

Science dergisinde 2 Nisan’da yayınlanan çalışma, psikozun tanımlayıcı bir semptomunun biyolojik köklerini ortaya koyuyor: Halüsinasyonlar. Araştırmacılar, insanları ve fareleri hayali sesleri duymaya teşvik eden bilgisayar tabanlı bir görevi tanımlamaları için eğitti. Görevin performansını analiz ederek araştırmacılar, insanlarda ve farelerde halüsinasyona benzer olayları objektif olarak ölçebildiler.

Bu yenilikçi yaklaşım, halüsinasyonların altında yatan sinir devrelerini incelemelerine ve zihinsel semptomları vücudun diğer bölümlerindeki hastalıklar için çok verimli olan bilimsel çalışmalara yol gösterdi.

Nörobilim ve psikiyatri profesörü ve tıp fakültesinde BJC Araştırmacısı olan kıdemli yazar Adam Kepecs, psikozun temelde insani bir şey olduğu argümanını kabul etmek ve “Fareleri unutun” demek çok kolay dedi. Ama şu anda ciddi psikiyatrik sorunları olan insanları yüz üstü bırakıyoruz. “Psikotik hastalar için hastalığın iyileşme süreci yani prognoz son on yılda önemli bir ölçüde iyileşmedi ve bunun nedeni hastalığın nörobiyolojisini gerçekten anlayamadığımız içindir” diye ekledi.

Hayvan modelleri biyotıpın diğer tüm alanlarında ilerlemeler sağlamıştır. Psikozları hayvanlarda modellenin iyi bir yolunu bulana kadar,  psikiyatrik hastalıkları tedavi etmede de ilerleme kaydedemeyeceğiz.

Psikoz, kişi gerçeklikle temasını kaybettiğinde genellikle ortaya çıkar. Psikotik bir olay anında, insanlar yanlış inançlar (sanrılar) edinebilir veya gerçekleşmeyen şeyleri gördüklerine veya duyduklarına (halüsinasyonlara) güvenle inanabilirler.

Psikotik bir dönem şizofreni veya bipolar bozukluk gibi ciddi bir akıl hastalığının işareti olabilir, ancak akıl hastalığı olmayan kişilerde halüsinasyonlar gibi semptomlar da gösterebilirler.

Kepecs, halüsinasyonların nasıl oluştuğunu incelemek için Cold Spring Harbor Laboratuvarı‘ndan ilk yazar Katharina Schmak ve meslektaşları ile hem insanlar hem de fareler tarafından tamamlanabilecek bir bilgisayar simulasyon programı da geliştirdiler.

Araştırmacılar belirli bir sesi çaldılar ve denekler, bir düğmeye tıklayarak (insanlar) veya burunlarını bir porta sokarak (fareler) duyduklarını belirttiler. Sesi arka plan gürültüsüyle gizleyerek görev zorlaştırıldı. Çalışmadaki insanlar üzerindeki güvenilirlik , bir ölçek üzerinde kaydırıcıyı hareket ettirerek gerçek bir sesi doğru bir şekilde tanımladıklarına göre değerlendirildi. Farelerin bir ödül için ne kadar beklediklerine göre güvenilirlik ölçümleri yapıldı.

Bir denek, gerçekte çalınmayan bir ses duyduğunu güvenle bildirdiğinde, araştırmacılar bunu halüsinasyon benzeri bir olay olarak zihninde etiketlendi. Tasarım basit olsa da görev halüsinasyonların altında yatan beyin devrelerine dokunmak gibi görünüyordu.

Deney sırasında halüsinasyona benzer olayları daha fazla olan kişilerin -psikiyatrik bir durumla teşhis edilmemiş olmasına rağmen- genel popülasyondaki psikiyatrik semptomları değerlendirmek için tasarlanmış anketlerle de desteklendiği ve ölçümlenmesi üzere, spontane halüsinasyonlar yaşama olasılığını daha yüksek kılmaktaydı.

İnsanların inançları ve beklentileri onları halüsinasyonlar yaşamaya hazırlayabilir. Belirli bir kelimeyi duymayı beklemek, insanların, konuşulmadığında bile gerçekten duyduklarını bildirme olasılığını arttırır. Aslında önceki çalışmalar halüsinasyonlara eğimli kişilerin bu tür bir hazırlığa özellikle duyarlı olduklarını göstermiştir.

Kepecs “Gürültülü bir ortamda insan konuşmasını anlamak çok zordur.” dedi. İnsan her zaman konuşulan dili anlamak için önceki bilgileriyle şu anda duyduklarını ilişkilendirir.

Bu sistemin dengesizleştiğini ve aniden bir şeyler duyduğunuzu kolayca hayal edebilirsiniz.

Farelerinde aynı şekilde hazırlanıp hazırlanmayacağını test etmek için Kepecs ve meslektaşları, sesin ne sıklıkla çalındığını ayarlayarak farelerin beklentilerini değiştirdiler.

Ses sık sık çalındığında farelerin kendinden emin ama yanlış bir şekilde duyduklarını bildirme olasılığı insanlara benzer şekilde daha yüksekti.

Fare ve insan deneyimini daha iyi bağlamak için araştırmacılar, halüsinasyonlara neden olan bir ilaç da kullandılar. Ketamin, görme ve ses algısında bozulmalara neden olabilir ve sağlıklı insanlarda psikotik dönemleri tetikleyebilir. Görevi yerine getirmeden önce ketamin verilen fareler ayrıca daha fazla halüsinasyon benzeri olay bildirdiler.

Fareler ve insanlar arasındaki bu önemli benzerlikleri kurduktan sonra araştırmacılar, halüsinasyonların biyolojik köklerini de araştırdılar.

Fareler üzerinde çalışarak, halüsinasyon benzeri olaylar sırasında neler olduğunu anlamak için beyin devrelerini izlemek ve kontrol etmek için bir dizi teknolojiden faydalanabilirler.

Dopamin Nedir?

Beyin kimyasalı dopaminin halüsinasyonlarda rol oynadığı uzun zamandır bilinmektedir. Halüsinasyon yaşayan kişiler, dopamini bloke eden antipsikotik ilaçlarla tedavi edilebilir. Ancak Dopaminin halüsinasyonlar üretmek için beyin devrelerini nasıl değiştirdiği bilinememektedir.

Fareler üzerinde çalışırken araştırmacılar, dopamin seviyelerindeki yükselmelerin halüsinasyon benzeri olaylardan önce geldiğini ve yapay olarak dopamin seviyelerini artırmanın daha fazla halüsinasyon benzeri olayları tetiklediğini gözlemlediler.

Bu davranışsal etkiler, Dopamini bloke eden antipsikotik ilaç haloperidol uygulanarak engellenebilir.

Kepecs, “Beyinde önceki inançları ve kanıtları dengeleyen bir sinir devresi var ve Dopaminin temel seviyesi ne kadar yüksekse, önceki inançlarınıza o kadar çok güveniyorsunuz.” dedi.

Bu sinirsel devre dengesizleştiğinde halüsinasyonların meydana geldiğini ve antipsikotiklerin onu yeniden dengelediğini düşünüyoruz. Bilgisayar oyunumuz muhtemelen aynı devreyi çalıştırır, bu nedenle halüsinasyon benzeri olaylar bu devre dengesizliğini anlatır. Bu gizemli deneyimin nörobiyolojik köklerini nihayet araştırmamızı sağlayan türler arasındaki halüsinasyonları incelemeye yönelik bu hesaplamalı yaklaşım bizi çok heyecanlandırıyor.

Derleyen: Ilgaz Ongan

Science Daily’den derlenmiştir.

Kaynak: Washington University School of Medicine

    İlk yorum yapan olun

    Bir Cevap Yazın